29 Eki MAHMUT ÇİÇEKDAĞI KARGO GERGİNLİĞİNE DİKKAT ÇEKİYOR
KARGO GERGİNLİĞİ BÜYÜMEDEN DURDURULMALI!
Vatandaş da esnaf da tedirgin! Sokaklar tartışma alanı, meydanlar hesaplaşma yeri değildir!
Her gün yeni bir tartışma, her yerde telefon kameraları… Peki, bu gidişata kim dur diyecek? Daha büyük olaylar yaşanmadan kim önlem alacak?
Artık yeter! Birilerinin bu meseleye ciddi biçimde el atması, yaşanan gerginliklerin büyümeden önüne geçilmesi gerekiyor.
Son zamanlarda kargo çalışanlarıyla vatandaşlar arasında yaşanan tartışmaların meydanlara taşınması, olayların kalabalıklar önünde büyümesi ve hemen her olayın ardından yeni görüntülerin sosyal medyaya düşmesi toplumda ciddi bir huzursuzluk oluşturuyor. Bir gün bir kargo çalışanıyla yaşanan anlaşmazlık, ertesi gün başka bir yerde ortaya çıkan gerginlik… Herkesin elinde telefon, herkesin kamerası açık! İnsanlar olayın nedenini anlamaya çalışmadan görüntü çekiyor, taraf tutuyor, yorum yapıyor ve çoğu zaman birkaç saniyelik görüntü üzerinden hüküm veriyor.
Peki, bütün bunlar yaşanırken asıl sorunun çözümü için kim harekete geçiyor? Vatandaşın mağduriyetini gidermek, çalışanın hakkını korumak ve benzer olayların tekrarını önlemek için hangi somut adımlar atılıyor?
Açık konuşalım: Bu mesele büyümeden önüne geçilmelidir!
Vatandaş alışverişten uzaklaşıyorsa bunun nedenleri araştırılmalı!
Kargo meselesi artık yalnızca bir paketin zamanında teslim edilip edilmemesi meselesi değildir. Konu, vatandaşın güvenini, esnafın ticaretini, çalışanların güvenliğini ve toplumun huzurunu ilgilendiren bir noktaya gelmiştir.
Günümüzde internet üzerinden alışveriş yapan milyonlarca insan, satın aldığı ürünün güvenli ve sorunsuz biçimde kendisine ulaştırılmasını bekliyor. Esnaf müşterisini kaybetmek istemiyor. Kargo çalışanı ise yoğun iş yükü ve zaman baskısı altında görevini yerine getirmeye çalışıyor.
Bir teslimat gecikmiş olabilir. Bir paket yanlış adrese bırakılmış olabilir. Bir müşteri mağdur edilmiş ya da bir çalışan haksız bir suçlamayla karşı karşıya kalmış olabilir. Bunların her biri araştırılması gereken konulardır. Ancak hiçbir anlaşmazlık sokak ortasında büyüyen bir gerilime, karşılıklı hakarete, tehdide veya toplumsal huzuru bozan bir hesaplaşmaya dönüşmemelidir.
Vatandaşın alışveriş yaparken teslimat sırasında tartışma çıkacağı endişesini taşıması, esnafın müşteri kaybetmekten korkması, çalışanın da görevini yaparken gerginlik yaşama kaygısı duyması üzerinde durulması gereken bir tablodur.
İnsanların alışverişten uzaklaştığına ilişkin değerlendirmeler elbette somut verilerle ortaya konulmalıdır. Fakat vatandaşın endişelerini küçümsemek de çözüm değildir. Yapılması gereken, sorunların nedenlerini belirlemek ve güveni yeniden sağlayacak adımları atmaktır.
Unutulmamalıdır ki kargo sektörü, günümüz ticaretinin temel halkalarından biridir. Bu zincirde yaşanan sorun yalnızca bir müşteriyi değil, satıcıyı, çalışanı ve ticaretin genel işleyişini de etkileyebilir.
Meydanlar mahkeme salonu, kameralar hâkim değildir!
Bir olay yaşanıyor, çevredeki insanlar toplanıyor. Kimi bağırıyor, kimi tartışmaya katılıyor, kimi de telefonunu çıkarıp kayıt yapıyor. Birkaç dakika sonra görüntüler sosyal medyada yayılıyor. Olayın öncesini ve sonrasını bilmeyen insanlar yorum yapıyor, taraf tutuyor ve birilerini suçlu ilan ediyor.
İşte asıl tehlike burada başlıyor!
Bir görüntü, olayın tamamı değildir. Bir video, tek başına mahkeme kararı değildir. Sosyal medyada oluşan kalabalık da adaletin kendisi değildir!
Olayın nasıl başladığını, tarafların neler yaşadığını ve hangi şartlarda tartışmanın ortaya çıktığını bilmeden hüküm vermek, gerçeğin ortaya çıkmasına yardımcı olmaz. Aksine, gerginliği büyütebilir ve insanların haksız biçimde hedef gösterilmesine yol açabilir.
Elbette yaşanan bir haksızlığın belgelenmesi, delillerin korunması ve yetkili makamlara iletilmesi önemlidir. Kamu yararı taşıyan olayların araştırılması da gereklidir. Ancak bir olayı belgelemek başka, insanları küçük düşürmek, kışkırtmak veya sosyal medyada linç edilmesine zemin hazırlamak başkadır.
Bir insanın birkaç saniyelik görüntüsü üzerinden bütün hayatı hakkında hüküm verilemez. Doğruluğu araştırılmamış iddiaları yaymak, olayın yalnızca dikkat çekici bölümünü paylaşmak ve insanları toplumun önünde suçlu ilan etmek çözüm değildir.
Sokaklar öfke gösterisinin sahnesi, sosyal medya da yargısız infazın alanı hâline getirilmemelidir!
Bir haksızlık varsa delilleri yetkili makamlara ulaştırın. Şikâyetiniz varsa resmî kanallara başvurun. Bir çalışan yanlış yapmışsa gerekli inceleme yapılsın. Bir vatandaş mağdur edilmişse mağduriyeti giderilsin. Fakat her anlaşmazlığı meydan gösterisine, her tartışmayı sosyal medya malzemesine dönüştürmeyin!
Kargo şirketleri sorumluluktan kaçamaz!
Buradan kargo şirketlerinin yöneticilerine açıkça sesleniyorum: Vatandaşın şikâyetini yalnızca bir kayıt numarası vererek geçiştiremezsiniz. Şikâyetleri dinlemek, incelemek ve sonuçlandırmak zorundasınız.
Teslimat gecikiyorsa nedenini açıklayın. Paket kayboluyorsa sorumluluğu araştırın. Yanlış tesli