DİLAN DİLBER AVŞAR İŞÇİ HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPIYOR

DİLAN DİLBER AVŞAR İŞÇİ HAKLARI KONUSUNDA AÇIKLAMA YAPIYOR

İşveren İşçiyi Kamerayla İzleyebilir mi
İş Kanunu’nda kamerayla izlemeyi doğrudan düzenleyen bir madde bulunmaz, sınırı kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler ile Türk Borçlar Kanunu’nun 419. maddesi çizer. Yargıtay ölçüsüz gözetimi işçi bakımından haklı nedenle fesih sebebi sayar, işçi bu durumda sözleşmesini feshedip tazminat talep edebilir. Aşağıda kameranın nerelere konulabileceği, aydınlatma yükümlülüğünün nasıl yerine getirileceği ve KVKK kapsamında aranan şartlar ele alınıyor.
İşverenin işyerini yönetme ve çalışanları denetleme yetkisi, işverenin yönetim hakkı kapsamında kabul edilir. İşçi ile işveren arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca işçi, işini işverenin talimatları ve gözetimi altında yürütmek durumundadır
Lakin işverenin denetim hakkı sınırsız değildir. İşçilerin temel hak ve özgürlükleri, özellikle özel hayatın gizliliği, bu denetim hakkının sınırlarını çizer. İş Kanunu ve Borçlar Kanunu’nda doğrudan “kamera ile izleme” hakkında özel bir madde bulunmamakla birlikte, dolaylı olarak çalışanların kişisel verilerinin korunmasına dair hükümler mevcuttur.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 75. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 419. maddesi, işverenin işçiye ait bilgileri hukuka ve iyi niyet kurallarına uygun şekilde kullanmasını öngörür. Çalışanın görüntüsü de bir kişisel veri olarak değerlendirileceğinden, işveren kamera ile denetim yaparken bu yükümlülüklere uygun davranmalıdır.

İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı gereği işyerinde gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. İş Kanunu’nun 77. maddesi ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi, işverene çalışanların güvenliğini sağlama görevini yükler.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu, 8 Haziran 2026 tarihli duyurusunda işyeri kamera sistemlerine dair bu ilkeleri somutlaştırdı. Duyuruya göre, çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını görme, disiplini artırma veya genel kontrol sağlama gibi soyut amaçlar meşru sayılmaz.

[
Sırf performans değerlendirmesi amacıyla kamerayla sürekli takip, kabul edilemez bir uygulamadır. İşçilerin her adımını kameraya almak, psikolojik baskı yaratır ve özel hayatın gizliliği ilkesini ihlal eder. İşverenin kamera sistemi kurma hakkı, ancak meşru ve sınırlı bir amaca yönelikse geçerlidir, bunun dışındaki her türlü izleme ölçülülük ilkesini ihlal eder
Kameranın hangi amaçla kurulduğu sonucu değiştiriyor:
kapsamında her çalışan, kişisel verilerinin akıbetini öğrenme hakkına sahiptir. Çalışanlar, işverene başvurarak görüntü kayıtlarının ne amaçla kullanıldığını, kimlere aktarıldığını sorabilir ve gerekirse silinmesini veya düzeltilmesini talep edebilir. İşveren, bu talepleri KVKK’da belirtilen süreler içinde yanıtlamakla yükümlüdür. Aksi halde çalışanlar, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na başvurarak işverene idari para cezası verilmesini sağlayabilir. [4]

Eğer işveren kamera kayıtlarını kötüye kullanırsa ya da yasal sınırları aşan bir izleme yaparsa, çalışanların farklı hukuki yollara başvurma hakları doğar. Örneğin:

İş sözleşmesinin feshi hakkı: İş Kanunu madde 24/II, işçiye, işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı halinde haklı nedenle derhal fesih hakkı tanır. İşveren, örneğin tuvalete gizli kamera yerleştirmek gibi ağır bir ihlal yapmışsa, işçi haklı nedenle fesih yoluna gidebilir. Bu durumda işçi, kendi ayrılıyor olsa bile kıdem tazminatına hak kazanabilir. Böyle bir durumda işçinin iş hukuku avukatı aracılığıyla süreci yürütmesi yararlı olacaktır.


Yasal mercilere şikayet: İşçiler, hukuka aykırı izleme uygulamaları için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na şikayette bulunabilir. Kamu kurumlarında çalışanlar Devlet Memurları Kanunu gibi ayrı düzenlemelere tabi olsa da, kurumun kendi mevzuatı ve genel KVKK ilkeleri özel hayatlarını korur. Ayrıca çalışanlar doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunabilir, çünkü izinsiz ses veya görüntü kaydı almak belirli koşullarda Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur. İzinsiz video kaydı özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir.
Hukuki tazminat talebi: İşçiler, kamera ile izlenme nedeniyle maddi veya manevi zarara uğradıklarını düşünüyorlarsa tazminat davası açabilir. Gizlice izlenmiş ve bu durum psikolojik huzursuzluğa yol açmışsa manevi tazminat talep edilebilir. Yargıtay kararlarında, makul sınırı aşan gözetim uygulamalarının çalışanların kişilik haklarını zedelediği durumlarda işverenin tazminatla sorumlu tutulabildiği görülmüştür.
Delil tartışması: İş hukuku uyuşmazlıklarında kamera kayıtları bazen delil olarak gündeme gelir. Kameralar yasal ilkelere uygunsa, genellikle mahkemelerde geçerli delil sayılır. Yargıtay, hukuka uygun şekilde elde edilen kamera kayıtlarını fesih uyuşmazlıklarında delil olarak kabul etmektedir. Bir işe iade davasında daire, bankamatik alanını gören kameraların açısını değiştiren güvenlik görevlisi hakkında kamera kayıtları ve müfettiş raporuna dayanan şüphe feshini geçerli saymış ve davanın reddine karar vermiştir.[5][6] Ancak kamera kaydı özel hayatın gizliliği ihlal edilerek elde edilmişse, mahkeme o görüntüleri hukuka aykırı delil sayıp dikkate almayabilir. İşveren, usulsüz yöntemlerle elde ettiği bir kayda dayanarak işlem yaparsa, hem yaptığı işlem haksız bulunabilir hem de elindeki delil hükümsüz kalabilir.
Dilber dilan avşar

KAĞAN MEDYA AJANS - KAĞAN E HABER - KAĞAN TV - KAĞAN RADYO - KAĞAN GAZETESİ - KAĞAN DERGİSİ - KAĞAN REKLAM - KAĞAN DANIŞMANLIK - WWW.KAGANMEDYA.COM - İNFO@KAGANMEDYA.COM - WHATSAPP İLETİŞİM HATTI +90 537 747 41 75 - KAĞAN MEDYA BİR AYRICALIKTIR - GÜCÜ TARAFSIZLIĞINDA TÜRK'ÜN MEDYADAKİ KÜRESEL GÜCÜ -